Dikkat Eksikliğinde Eksik Olan Ne?
“Çöküntüye uğramaksızın, her şeyin birbirine karıştığı bir kaosa batmaksızın kendinden ayrılabilmek. Düşün, psikanalizin, okumanın, yazmanın ve kimi zaman yolculukların başardığı şey işte bu. Ama her zaman umut ettiğimizden daha az düzeyde...” (Pontalis, 2018, s.44)
J. B. Pontalis’in Gecelerin Kıyısında adlı kitabında Kendinden Ayrılabilmek başlığı altında yazdığı bu kısa paragraf, “dikkat eksikliği” meselesine dair bazı çağrışımlar uyandırdı. Pontalis burada, narsistik bir kopuş ya da psikotik bir dağılma olmaksızın, öznenin kendini bütünüyle kaybetmeden geçici olarak geri çekebilme kapasitesinden bahsetmektedir. Bu, Winnicott’un “ne içte ne dışta” diye tarif ettiği potansiyel alanda gerçekleşir. Bu alan, hem kendilikle ilişkinin devam ettiği hem de nesneyle ilişkiye girmenin mümkün olduğu bir ara uzamdır.
Dikkat sorunları olduğunu ifade eden bireylerde sıklıkla bu potansiyel alanın kurulamadığını görürüz. Burada sorun, nesneye yatırımın beraberinde getirdiği duygulanımsal yükün tolere edilememesidir. Bir işe, bir ilişkiye, bir düşünceye, üretmeye, yazmaya ya da okumaya yönelmek, sıkıntı, boşluk, yetersizlik, belirsizlik, anlamsızlık ve huzursuzluk gibi duygularla temas etmeyi gerektirir. Bu duygular kapsanamadığında, dikkatin dağılması bir eksiklikten çok savunmacı bir manevranın sonucu olarak ortaya çıkar.
Bu noktada Thomas H. Ogden’in okuma deneyimine dair düşünceleri, dikkat ve ötekine yatırım yapabilme meselesini açıklayıcıdır. Ogden, Analizin Özneleri adlı kitabının ilk sayfalarında, kitabı okuyacak okurlarına provokatif bir biçimde seslenir:
“… Okumak, sadece yazarın sunduğu düşünceleri ve deneyimleri düşünmek, tartmak veya sınamak değil, çok daha samimi bir karşılaşma biçimidir. Sen, ey okur, seninkinden başka konuşacak sesim olmadığından, seni, düşüncelerini ve zihnini ele geçirmeme izin vermelisin. Eğer bu kitabı okuyacaksan, sen düşüncelerimi ölçüp tartmak için kendine izin verirken, benim de kendime senin düşüncelerini dönüşmek için izin vermem gerekecek; şimdilik hiçbirimiz bu düşüncenin bize münhasır bir yaratım olduğunu iddia edemeyiz.” (Ogden, 2013, s.1)
Ogden, okuma deneyimini yazar ve okurun samimi bir karşılaşması olarak tarif eder. Okurdan, düşüncelerini askıya almasını ve yazarın sesiyle geçici bir ortaklık kurmasını ister. Okuma sırasında ne yalnızca yazar ne de yalnızca okur vardır; ikisine de indirgenemeyen üçüncü bir özne ortaya çıkar. Dikkat sorunları yaşayan bir birey, Ogden’in bu provokatif çağrısına sıklıkla “okuduğumu anlayamıyorum”, “sayfalarca okumuşum ama farkında değilim” ya da “bir türlü kitabı okumaya başlayamıyorum” diye yanıt verecektir.
Psikanalitik deneyimde de benzer bir durum söz konusudur. Psikanalitik çalışan bir psikoterapist, sözünü söyleyip çekilen, eğiten bir pozisyonda değildir. Terapist, analizin öznesiyle birlikte anlam üreten bir konumdadır. Terapi odası, bu potansiyel alanın mekânıdır. Ancak bunun için yatırım yapabilmek gerekir. Yatırım kapasitesinin ketlendiği bireylerde serbest çağrışım özgürleştirici olmaktan çıkar ve bir tür dirence dönüşebilir. Düşünceler, duygular ve anılar hızla gelir gider, deneyime dönüştürülmelerine izin verilmez. Odayı bazen çağrışımların çokluğu, bazen de bir boşluk kaplar. Analitik çalışma, tam da bu zemin üzerinde sürdürülür.
Güncel klinik pratikte dikkat sorunları sıklıkla Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) başlığı altında ele alınmaktadır. Ancak özellikle yetişkinlikte görülen dikkat güçlüklerinin tamamını nörogelişimsel bir bozukluk çerçevesine yerleştirmek, öznel deneyimin karmaşıklığını gözden kaçırma riskini taşır. Dikkati ölçülebilir, düzenlenebilir ve hızla onarılabilir bir bilişsel işlev olarak ele almak dikkatin ilişki içinde kurulan, zaman isteyen ve belirsizliğe tahammül gerektiren bir deneyim olduğu gerçeğini göz ardı eder. Oysa dikkat, ancak öznenin kendinden bir parçayı vermeyi göze alabildiği yerde mümkündür. Bu potansiyel alanın kurulamadığı yerde, ilişkisel bir geri çekilme hali ortaya çıkar. Belki de bugün “dikkat eksikliği” diye adlandırılan şey, bu alanın kaybına verilen bir tepkidir.
Kaynakça
Pontalis, J. B. (2022). Gecelerin kıyısında (K. İlbaşı, Çev.). İstanbul: Bağlam Yayınları.
Ogden, T. H. (2023). Analizin özneleri (F. Gütmen, Çev.). İstanbul: Sfenks Kitap.